valhalla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
valhalla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2016 Perşembe

İskandinav Mitleri #12: Dişi Ölü Seçici Valkyrie


Valkyrie'ler nedir desem bazılarınız hemen Vikings dizisindeki Lagertha karakterinin kadın savaşçıları deyip geçeceksiniz; fakat bu kadar basit cevaplı bir kavram değil maalesef.


Valkyrie'ler savaş meydanlarının üzerinde yırtıcı kuşlar gibi süzülen kara ruhlar, karanlık ölüm melekleridir. Savaş meydanlarının üzerinde dolaşırlar ve Odin'in ordusuna katılmak için Valhalla'ya gidecek Einherjar'ı (Kahraman Ölüler) seçerler. Valhalla'ya götürmelerinin sebebi ise Ragnarök'de yani "kıyamet günü"nde yaşanacak savaşta Odin'in yanında savaşacak güçlü savaşçılar toplamaktır.

Valkyrie sözcüğü “savaşta katledilmiş olanlar” anlamına gelen valr ve “seçmek” anlamına gelen kiosa fiili ile bağlantılı olan -kyria ekinden oluşur.


 Odin'in adı altında "kader ile karşılaşma"yı simgelerler. Valkyrie'ler aynı zamanda Valhalla'daki seçilmiş kahramanlara tükenmez içki ve et servisi yapan, Odin'in altın sarısı saçları, kar beyazı kolları olan "Savaş Bakireleri" olarak da adlandırılırlar.

 Valhalla'da çekici bir güzelliğe sahip, zırh kuşanmış, kasklı, mızraklı dişiler olmalarına rağmen, savaş alanlarında kahramanları kendi ölümlerine gönderen "katliam melekleri" haline dönüşürler. Aslında Valkyrie'lerin kendilerinin de parçalanmış bacaklar ve kanlı yaratıklardan büyük zevk alan, Amazon benzeri ölüm tanrıçaları olduklarına inanılır.

Valkyrie'ler, inci rengindeki uçan atların ile bulutların arasından savaş alanına doğru süzülürlerdi. Atları ise yağmur bulutlarından oluşmuş ve geçtikleri kurak alanlara çiğ ve kırağı saçmaktaydılar. Valkyrie'ler, kaderin geri dönüşsüzlüğünü ve ölümün hayatı sona erdiren bir nokta olduğunu sembolize etmektedirler.


Poetic Edda'nın Völuspá şiirinde altı önemli Valkyrie ismi geçmektedir: 
Skuld - Gelecek
Skögul - Yükselen
Gunnr - Savaş
Hildr - Mücadele
Göndul - Asa taşıyan
Geirskögul - Mızrak

En meşhur Valkyrie'lerden bazıları Alrua, Brynhildr, Eir, Geiravör, Göndul, Gunnr, Herfjötur,Herja, Hlaðguðr, Svanhvít, Hildr, Hervör, Alvitr, Hlökk, Kára, Mist, Reginleif, Róta, Sigrdrífa, Sigrún, Skögul, Geirskögul, Skuld, Svipul ve Thor'la Sif'in kızı Thrúd'dur. Bu isimlerin anlamlarını merak edenleri ise şuraya yönlendirebilirim.


3 Ağustos 2016 Çarşamba

İskandinav Mitleri #10: Tanrıların Tanrısı Odin

Odin, (eski Nors dilinde Óðinn) İskandinav mitlerindeki iki temel tanrı topluluğundan biri olan Aesir topluluğunun başı, diğer tanrıların ve herkesin babası, şiirsel ilhamın, gizem ve büyünün tanrısı, savaşçıların kumandanı ve koruyucusudur. Odin'in karısı doğmuş ve doğacak her insanın yazgısını bilen ana tanrıça Frigg'dir. Diğer tanrılar ve tanrıçalar, Odin’in çocukları olarak bilinirler. Bunlardan ilki ve en önemlisi, Aesir’in ezeli düşmanları olan devlere karşı koruyan, savaşçı tanrı Thor’dur. Odin’in diğer oğulları Bragi, Hod, Hermod ve Baldr’dır.  Ragnarok günü geldiğinde, Fenrir Odin'i öldürecektir.

Odin'in Asgard'ta yaşadığı evin ismi Valaskjalf'tır ve evinde Hlidskjalf adında bir tahtı bulunmaktadır; bu tahttan Dokuz Diyar'ın hepsini gözetleyebiliyordu. Huginn (düşünce) ve Muninn (hafıza) adında iki kuzgunu vardır ve bu kuzgunlar dünyayı dolaşıp olan biten her şeyi Odin'e haber vermektedir. Ayrıca yanında Freki (Yırtıcı) ve Geri (Açgözlü) adında iki tane kurt eşlik eder.


Odin, yeryüzüne ve gökyüzüne de hakimdir. Gerektiği zaman kartala dönüşebilmektedir. Simgeleri ise hiç hedefini ıskalamayan mızrağı Gungnir, her dokuzuncu gecede yeni sekiz yüzüğü doğuran yüzük Draupnir ve sekiz ayaklı atı Sleipnir'dir. - Sleipnir, Loki'ni çocuklarından biridir. -

Odin'in birden fazla ismi bulunmaktadır. Hatta bilinenin üzerine yaklaşık 200 kadar farklı isme sahip. Bu isimlerden bazıları; Alföðr (Her Şeyin Babası), Valföðr (Katledilmişlerin Babası), Hangaguð (Asılmışların Babası), Haptaguð (Esirlerin Tanrısı), Farmaguð (Yüklerin Tanrısı) ve daha fazlası. - Diğer isimlere bakmak isterseniz şuraya bir tık. - Birden fazla isme sahip olmasındaki temel sebep Odin'in farklı yönlerine ve yapıp ettiklerine işaret etmektedir.


Odin'in habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşımakla yükümlüdürler. Odin savaşta ölenleri kendisine yarenlik etmeleri için toplamaktadır. - Valkyrie sözcüğü "savaşta katledilmiş olanlar" anlamına gelen valr ve "seçmek" anlamına gelen kiosa fiili ile bağlantılı olan -kyria ekinden oluşur. "Savaşta katledilenleri seçen" anlamına gelir. -

  • Odin neden "tek gözlü" olarak anılmaktadır?


Odin'in asla bitmeyecek bir bilgelik arayışındadır. Hayata dair gizemleri öğrenebilmek için o kadar istekliydi ki ne pahasına olursa olsun bu işin peşini bırakmayacaktı. Hatta rünleri keşfedebilmek için kendisini asmış, kendi mızrağı ile kendisini yaralamış, dokuz gün dokuz gece hiçbir şey yememişti.

Bir gün Odin, Yggdrasil'in kök kısmında bulunan Mímisbrunnr'a (Mimir'in Kuyusu) giderek kuyudan çıkan suyu içmeye karar vermiş. Her kim bu kuyudan su içerse bilgeliği elde edeceğine inanılmaktaydı.  Odin sudan içebilmek için Mimir'den izin istemiş. Fakat kuyunun koruyucusu olan Mimir bir şeylerden fedakarlık etmediği sürece bu sudan içemeyeceğini söylemiş. Bunun üzerine Odin, gözlerinden birini yerinden çıkarmış ve kuyunun içine atmış. Bunu gören Mimir de elindeki boynuza suyu doldurmuş ve içmesi için Odin'e uzatmış. Böylece Odin aradığı bilgeliğe tek gözünü feda ederek kavuşmuş.

  • Bal şarabına neden Odin'in içkisi denmiştir?


Fialar ve Galar adındaki iki cüce Kvasir adlı yaratığı öldürüp kanını balla karıştırarak bir içki hazırlarlar. Bu içkiyi içen kişiyi şaire dönüştüren bir bal şarabı haline getirirler ve üç kazanda saklamaya karar verirler. Ama Suttung adlı bir dev, şarapla dolu bu kazanları cücelerden çalar. Odin de içkiyi Suttung’dan çalmak için bir kumpas kurar. Devin kızını ayartır ve onun aklını öyle çeler ki, dişi dev Odin’in kazanlardan birer yudum içki almasına razı olur. Bunu fırsat bilen Odin, üç yudumda kazanları tamamen boşaltır. Kendisini hemen bir kartala dönüştürür ve yakalanmamak için dağların üzerinden uçarak oradan kaçar. 

Suttung, içkiyi çaldırdığını anlayınca, hemen kendi kartal postunu giyer ve Odin’in peşine düşer; hatta bir ara yakalamasına ramak kalır. İşte tam bu sırada, Aesir kendi saraylarının üzerinde süzülmekte olan Odin’in havada büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını görürler. Hemen Odin’in yardımına koşup sarayda ne kadar kova ve kavanoz varsa hepsini sarayın avlusuna dizerler. Odin, bal şarabını bu kova ve kavanozlara kusar. Böylece, bal şarabı, şair olmaya can atanlara dağıtılacağı güne dek, Aesir’in sarayında tutulur. Bu hikaye üzerinden şiir sanatına "Odin'in keşfi" ya da "Odin'in içkisi" denmektedir. Ayrıca bu hikaye ile ilişkili olarak Odin’i simgeleyen üçlü boynuz, üç yudumda mideye indirilen şaraptan yola çıkarak ortaya çıkmıştır.




2 Ağustos 2016 Salı

İskandinav Mitleri #6: Ragnarök

Odin, Valkyrie'lerinin ve diğer seçkin savaşçılarının da içinde bulunduğu bir ordu kurmuştur. Bu ordu büyük bir felaketi önlemek için toplanmıştır. Bu felaket, kıyamet günü olan Ragnarök'tur.

Bu sözcük "ragna: tanrıların düzenleyici gücü" ve "rok: kader, kıyamet" kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Tam anlamı da "Tanrıların Kaderi"dir. Ancak "rok" sözcüğü alacakaranlık anlamındaki "rokkr" sözcüğü ile karışmış ve bu yüzden anlam "Tanrıların Alacakaranlığı" şeklini almıştır.

Ragnarök, tanrıların kaçınılmaz sonu olarak bilinmektedir hatta bu kıyamet savaşında hangi tanrıların öleceği önceden belirtilmiştir. Fakat tanrılar ne olursa olsun bu savaşa hazırlanmaya devam etmişlerdir. İskandinav tanrılarının yüceliği de bu kaçınılmaz sonu reddetlerinden gelmektedir.



Kıyamet günü İskandinav mitolojisinde şu şekilde anlatılmaktadır:

Dünyanın göreceği son çağ son derece ürkütücü olaylar ile başlayacaktır. İlk olarak "korkuç kış" anlamına gelen Fimbulvetr yaşanacak ve bu kış çok sert ve uzun geçecektir. Tek bir yaz mevsimi bile yaşanmadan ard arda üç kış birden yaşanacaktır. Nefret, kavga, gürültü gibi kötülükler dünyayı saracak, Nors kültürünün en önemli öğesi olan aile yapısı kırılacak, aile içindeki tartışmalar artacaktır. Böylece ahlaksal ilkeler çözülmeye başlayacak ve toplumsal bir yıkım yaşanacaktır.

Savaş baltalarının, kılıçların, kırılmış kalkanların konuşacağı,
Ve fırtınaların kopacağı, kurtların saldıracağı bir çağ başlayacak,
İnsanların çağı sona ermeden hemen önce.

İskadinav yazıtlarında geçen bu dizelerde Yahudi ve Hıristiyan mitlerindeki Şeytan'ın gelişi ile ilgili yazılar ile benzerlik göstermektedir.

Bu dönemde pek çok korkunç alametlerin de ortaya çıkacağı belirtilmektedir. Kurt sürüleri güneş ve ayı yemek için yarışacak; güneş ve ay onlardan kaçmak için gökyüzünün bir ucundan diğer ucuna kadar kaçıp saklanacak yer arayacaklardır:

“Birinci kurt, güneşi yutacak ve insanlar bunun büyük bir felaket olduğunu düşünecekler. İkinci kurt ise ayı yutacak ama bu ilki kadar büyük bir infial yaratmayacak. Yıldızlar gökten düşecek, yer yüzü sarsılacak, dağlar sağa sola savrulacak, bütün bağlar kopacak, zincirler kırılacak ve böylece kurt Fenrir serbest kalacak.“



Evrenin sonunu getirecek üç etken vardır. İlki Loki'nin çocuklarından biri olan Dünya Yılanı Jörmungandr'dır. Savaşçı olarak bilinen bu yılan denizin derinliklerinden kıvrılarak gelecek ve yarattığı dalgalar gelgitlere sebep olacaktır. Bu gelgitler Naglfar adındanki gemiyi yüzdürecektir. Naglfar gemisine "tırnak gemi" de denmektedir; bunun sebebi ise ölülerin tırnaklarının kesilerek yapılmış olmasıdır. Geminin içinde dev Hyrm ve Muspell bulunmaktadır. Loki ise geminin kontrolünü  üstlenmiştir. Ateş yaratığı Surt emrindeki ordu ile güneyden saldıracaktır. Bazı yazıtlarda Muspell'in oğullarının da bu ordu içinde savaşacakları belirtilmiştir. Fakat hepsinden de korkunç olan Loki'nin diğer bir çocuğu aç kurt Fenrir'in saldırmak için hazırda bekliyor olmasıdır.  Fenrir'in üst çenesi gökyüzüne, alt çenesi yeryüzüne değecek kadar büyüktür. Eski yazıtlarda Fenrir'in ağzı için "eğer dünyada yeterince yer olsaydı ağzını daha fazla açabilirdi" denmiştir.


Orduların ve yaratıkların yaklaştıklarını gören Heimdall Gjallarhorn'u üfleyerek tanrıları meclise çağırır. Odin diğer tanrılardan öneriler almak ister ama artık bunları düşünmek için çok geçtir. Freyr, Surt ile savaşır fakat silahı çok güçlü olmadığı için ona karşı yenilir ve ölür. Fenrir, devasa ağzını açarak Odin'i yutar. Babasının öldüğünü gören Vidar Fenrir'in kalbini bıçaklayarak onu öldürür ve böylece intikamını almış olur.

Bazı kaynaklarda farklı kapışmalarında olduğuna yer verilmiştir. Tazı Garmr ile tanrı Tyr savaşırlar ve bu savaş sonunda ikisi de ölmektedir. Bilinen en büyük düşmanlık Heimdall ve Loki arasındadır ve onların da birbirlerini katlettikleri belirtilmektedir. Bu olaylar üzerine ateş yaratığı Surt dünyayı alevlerle kaplar ve her şeyi bir anda yok eder.

Aslına bakarsanız Ragnarök "her şeyin sonu" anlamına gelmemektedir. Yok edilen dünya kötülüklerden arındırılarak yerine yepyeni bir dünyanın geleceğine inanılmıştır. Böylece yeni bir başlangıçtan söz edilebilecektir.

Erdemli, güzel bir hayatınız olduysa ferah ve temiz mekanlarda, yiyeceklerin ve içkilerin bol olduğu Brimir adında muhteşem manzarası olan bir yerde ya da altın salon Sindri'de yaşayacaksınızdır. Ancak tam tersi bir hayatınız olmuş ise yani verilen sözlerini tutmamış insanlar, katiller, hırsızlar hayatı kötülükler ile dolu insanlar "Ceset Kumsalları" anlamına gelen  Náströnd 'de yaşayacaklardır. Salonun kapıları kuzeye bakmaktadır ve duvarları iç içe geçmiş yılanlardan inşa edilmiştir. İçerisi yılanların zehirleri ile doludur.


Yeni bir dünyanın yükseldiğini görür kadın kahin,
Yine denizlerden ve bir kez daha yeşilliklerle kaplı olarak;
Kartalların gürüldeyen çağlayanların üzerinde uçtukları
Ve dağlardaki akıntılarda balık yakaladıkları.

Aesir yine buluşur Idavoll’da,
Ve konuşurlar Büyük Dünya Yılanı hakkında,
Ve anımsarlar verdikleri zor kararları,
Ve Büyük Tanrı’nın kendisine dair kadim gizemleri.

Tüm bu kötülüklerden sonra altın çağ yaşanacaktır. Tarlarar ekilmeden ürünler verecek ve hastalıkların, salgınların çaresi bulunacaktır. Hod tarafından öldürülen Baldr geri dönecek ve Ragnarök'ta ölen tanrıların çocukları miraslarını devralacaktır. Dünyayı yakıp kül eden o büyük yangından da iki insan sağ kurtulacak ve onlar da sabahları oluşan çiy damlaları ile hayatta kalacaklardır. İnsanoğlunun yeni anne ve babası olacaklar, her şey yeniden başlamış olacak...


Yazılanlara bakarsanız aslında tüm mitlerde ve dinlerdeki kıyamet anlatılarının birbirine benzer olduğunu fark edebilirsiniz. İyiler cennete kötüler cehenneme gidecektir, illa ki kurtulan bir dişi ve bir erkek olacaktır ve onlar yeni soylar yaratacaktır... 

TYR grubunun Ragnarok adlı şarkısı ise bu yazının hemen hemen özeti şeklinde... İyi dinlemeler.

25 Ocak 2016 Pazartesi

İskandinav Mitleri #3: Valhalla ve Bifrost


İskandinav mitolojisinin pek çok farklı diyara sahip olduğunu ve bu diyarların neler olduğunu önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda çoğunluğun ilgisini çeken Asgard'a bağlı Bifrost'tan ve savaş alanlarında ölen kahramanların getirildiği Valhalla'dan bahsedeceğim.

Valhalla (Valhöll -  "val-HALL-uh" olarak telaffuz edilir.)

"Katledilmişlerin Salonu" anlamına gelir. Odin tarafından yönetilmektedir. Kim ki savaş alanında can verirse ölenlerin yarısı Valkyrie'ler tarafından Odin'in sarayı Valhalla'ya götürülürdü; diğer yarısı ise tanrıça Freya'nın köşkü Folkvangr'a gönderilirdi. Odin'in kadın savaşçıları onun Valkyrie'leridir ve ölümsüzlük karşılığında, savaşta hangi savaşçıların ölüp hangilerinin sağ kalacaklarına onlar karar verirlerdi. Valhalla'da düzenlenen her ziyafette masanın başına Odin oturur ve savaşçılar ile birlikte şarap içer, onlar ile birlikte yemekler yerdi. Aynı zamanda Odin'in Huginn (düşünce) ve Muninn (hafıza) isimli kuzgunları da bu masada onun omuzlarında otururdu.


Eski Nors şiirlerinde Valhalla kalkanlar ve mızraklar ile çevrili, kurtlar ve kartallar tarafından korunan bir yer olarak tasvir edilmektedir. Valhalla'nın giriş kapısının dışında Glasir adında altından bir ağaç bulunur. Bu ağaç ya da koru "tanrılar ve erkekler arasındaki en güzel" olarak tanımlanır. Çeşitli yaratıklar da Valhalla'nın çevresinde yaşamaktadır. Örneği erkek  Eikþyrnir ve keçi Heiðrún, bunlar Valhalla'nın üzerinde bulunan Læraðr ağacının yapraklarını yiyerek beslenirler.

Pek çok yazar Valhalla'nın Asgard'ın bir bölümü olduğunu söyler fakat Eski Nors araştırmacıları da böyle bir şeyin olmadığını söylerler. Peki Valhalla nerededir? Edebi kaynaklara bakılacak olursa Valhalla yeraltı dünyasının bir parçasıdır hatta Helheim'da olduğu söylenebilir. Helheim ve Valhalla arasındaki en kesin ayrımı Snorri Sturluson "Prose Edda" kitabında belirtmiştir. Snorri 13. yüzyıl Hıristiyan bilginlerinden biridir ve eski Nors bilgilerini derleyen isimler arasında en önemli kişilerden biridir. Onun yazdıklarına göre savaşta cesurca hayatını kaybedenler Valhalla'ya götürülürdü. Hastalık, yaşlılık gibi sebeplerden ölenler ise bir dahaki dirilişlerine kadar kendilerini Helheim'da bulur.



Bifrost: Gökkuşağı Köprüsü (Bifröst - "BEEF-roast" olarak telaffuz edilir.)

Eski Nors mitolojisinde Aesir tanrılarının yaşadığı Asgard diyarını biz insanların yaşadığı Midgard'a bağlayan gökkuşağı köprüsünün adıdır Bifrost. Heimdall tarafından korunmaktadır. Yüzlerce kilometre öteyi gece gündüz demeden bu köprü üzerinden gözetler. Kıyamet günü yani Ragnarök geldiği zaman devler Heimdall'ın gücünü etkisiz hale getirecek ve köprüyü geçerek tanrıları öldüreceklerdir. Aynı zamanda Ragnarök'ta Heimdall Gökkuşağı Köprüsü'nün önünde boynuzunu üfleyerek tanrıları savaşa çağıracaktır.

Etimolojik araştırmalara göre Bifrost kelimesi belirsiz bir kelimedir. Orijinali "Billröst" kelimesine benzetilmektedir, anlamı da "bir anda görünüp kaybolan gökkuşağı"dır. 13. yüzyılda yazılmış olan Poetic Edda'da bu ismiyle yani "billröst" ismi ile geçen köprünün adı Prose Edda'da "bifröst" olarak geçmektedir. Prose Edda'ya göre köprü Heimdall'ın sarayı Himinbjörg'da biter. Bilginler Gökkuşağı Köprüsü'nün bildiğimiz Samanyolu'nu temsil ettiğini düşünmektedirler. Pek çok bilginin dediğine göre Bifrost "parlayan yol", "cennete giden yol" gibi anlamlara da sahiptir. Poetic Edda'da köprünün ismi iki şiirde geçmektedir: Grímnismál ve Fáfnismál. Prose Edda'da da  Gylfaginning ve Skáldskaparmál isimli başlıkların içinde geçmektedir.

Vikingler korkak bir şekilde ölmektense savaşta cesur bir şekilde ölerek Valhalla'ya gitmek istemişlerdir. Onlar için Valhalla'ya gidebilmek adeta bir ödül anlamına gelmektedir. Odin ile karşılıklı içki içerek ziyafetin keyfini çıkaracaklarına inanırlar.

Bifrost'u ise Marvel filmlerinde pek çok defa görme imkanımız oldu. Asgard tanrıları Odin'in izni olduğu müddetçe Heimdall tarafından korunmakta olan köprüyü kullanarak Dünya'ya gidebilmektedirler. 

Her yazıya bir şarkı koyma linkimizde ise bu hafta Judas Priest dinliyoruz!