prose edda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prose edda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Nors Sembolleri ve Anlamları

İnsanlık ne zaman ki semboller ile bir şeyler anlatmaya başladı, işte o zamandan beri  bu sembollerin değeri ve anlamı çok önemli oldu. Vikingler için de bazı sembollerin önemi vardı. Bu yazımda Mjöllnir, Valknut, Ægishjálmr ve Vegvísir sembollerinin anlamlarını açıkladım.

  • Thor'un Çekici: Mjöllnir


İskandinav mitolojisindeki sembollerden tarihi açıdan en önemlisi bu yüzden de günümüzde en çok bilineni Thor'un çekici yani Mjöllnir'dir. "Miöl-neer" şeklinde telaffuz edilir.


Thor, kutsal kabul edilen ve korunan Asgard diyarının en kudretli tanrılarından biridir.  Mjöllnir ise onun temel silahıdır. Thor (Proto-Germanic dönemde Thunder yani "gök gürültürüsü" anlamına geliyordu) çekicini sallayarak gök gürültüsü ve fırtınaların oluşmasını sağlıyor düşmanlarına karşı bu oluşumları kullanarak zafer kazanıyordu. Bu olayların oluşumu rastgele değildir, Eski Nors dilinde Mjöllnir'in asıl anlamı "şimşek, fırtına"dır.  

Thor'un çekici Aesir tanrıları arasında sahip olunan en iyi silah olarak bilinmektedir ama çekiç sadece silah olarak kullanılmamaktadır. Mjöllnir aynı zamanda kutsama törenlerinde de kullanılmaktadır.

Çekiç, resmi törenlerde, evlilik kutlamalarında, doğumlarda hatta cenazelerde bile kullanılmaktaydı. Snorri Sturluson'un Prose Edda kitabında şöyle bir bölüm yer almaktadır: "Thor bir gün kendi keçisini öldürüp yemiştir, daha sonra keçisinin kemiklerini bir araya getirmiş ve çekici ile onu tekrar hayata döndürmüştür." 

  • Valknut


Valknut, İskandinav mitolojisi içerisinde en gizemli sembollerden biridir; bu sebeple çok fazla tartışma konusuna sahiptir. "VAL-knoot" şeklinde telaffuz edilir. İlk hecedeki val (valr) "ölü, katledilen" anlamına, knut ise "düğüm" anlamına gelmektedir. Görünüş olarak birbiri içine geçmiş, düğümlenmiş üç tane üçgenden oluşmaktadır.


Valknut'un pek çok anlamı bulunmaktadır. En temel anlamı "savaşta katledilen savaşçılar"ı sembolize etmesidir.

Başka bir anlamı ise dev Hrungnir'in kalbini sembolize ettiği üzerinedir. Hrungir'in kalbi çok meşhurdur. Kalp üç köşeli sert bir kayaya benzetilmektedir. Odin ile birlikte bir ziyafetteyken içkiyi fazla kaçıran devi zapt edebilmek için Thor onu öldürür. Kalp valknut'a benzetilmektedir, araştırmalarda ise hrungnishjarta olarak isimlendirilmiştir.

Odin'in sembolü olarak bilinen valknut onun bilgeliğini de sembolize eder. Savaşan askerlerin ruhlarını ve aklını bağlar ya da çözer. Bu şekilde ya savaşçılara cesurluk sağlayarak savaştan galip gelmesini sağlar ya da onları yardıma muhtaç ve güçsüz kılar. 
   

  • Helm of Awe



Eski Nors dilinde "Ægishjálmr" şeklinde isimlendirilmiştir ve "EYE-gis-hiowlm-er" olarak telaffuz edilmektedir. İskandinav mitolojisindeki en gizemli ve güçlü sembollerden biridir.
Helm of Awe, savaştaki askerlerin korkusuz ve cesaretli olmasını sağladığına inanılan, savaştan önce korunmak için kullanılan sihirli bir semboldür. Savaşa giden askerler kaşlarının ortasına yani alınlarına bu sembolü çizerler ve şunu söylerler:

"Ægishjálm er ég ber milli brúna mér!" yani "Alnımda Helm of Awe (korku veren dümen)'i taşıyorum!"

Böylece savaşta zafer kazanacağına inanarak düşmanları ile savaşmaya giderler.

  • Vegvísir



Vegvisir, savaştaki askerlere rehberlik eden, yol gösterdiğine inanılan bir sembol olarak kullanılmaktaydı.  Savaşçıların alınlarına kan ile yazılarak onların savaşı kaybetmemeleri sağlanırdı. Helm of Awe ile hemen hemen aynı anlamlara sahiptir. Biri yol gösterici olduğuna inanılırken diğerinin de güç verdiğine inanılır.


Mitoloji seviyorsanız daha doğrusu benim gibi Viking mitlerinin hayransanız artık en önemli sembollerin anlamını biliyorsunuz demektir. Hemen bir dövmeci bularak bu sembolleri sonsuza kadar taşımak isteyenler var ise hiç beklemeyin...

25 Ocak 2016 Pazartesi

İskandinav Mitleri #3: Valhalla ve Bifrost


İskandinav mitolojisinin pek çok farklı diyara sahip olduğunu ve bu diyarların neler olduğunu önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda çoğunluğun ilgisini çeken Asgard'a bağlı Bifrost'tan ve savaş alanlarında ölen kahramanların getirildiği Valhalla'dan bahsedeceğim.

Valhalla (Valhöll -  "val-HALL-uh" olarak telaffuz edilir.)

"Katledilmişlerin Salonu" anlamına gelir. Odin tarafından yönetilmektedir. Kim ki savaş alanında can verirse ölenlerin yarısı Valkyrie'ler tarafından Odin'in sarayı Valhalla'ya götürülürdü; diğer yarısı ise tanrıça Freya'nın köşkü Folkvangr'a gönderilirdi. Odin'in kadın savaşçıları onun Valkyrie'leridir ve ölümsüzlük karşılığında, savaşta hangi savaşçıların ölüp hangilerinin sağ kalacaklarına onlar karar verirlerdi. Valhalla'da düzenlenen her ziyafette masanın başına Odin oturur ve savaşçılar ile birlikte şarap içer, onlar ile birlikte yemekler yerdi. Aynı zamanda Odin'in Huginn (düşünce) ve Muninn (hafıza) isimli kuzgunları da bu masada onun omuzlarında otururdu.


Eski Nors şiirlerinde Valhalla kalkanlar ve mızraklar ile çevrili, kurtlar ve kartallar tarafından korunan bir yer olarak tasvir edilmektedir. Valhalla'nın giriş kapısının dışında Glasir adında altından bir ağaç bulunur. Bu ağaç ya da koru "tanrılar ve erkekler arasındaki en güzel" olarak tanımlanır. Çeşitli yaratıklar da Valhalla'nın çevresinde yaşamaktadır. Örneği erkek  Eikþyrnir ve keçi Heiðrún, bunlar Valhalla'nın üzerinde bulunan Læraðr ağacının yapraklarını yiyerek beslenirler.

Pek çok yazar Valhalla'nın Asgard'ın bir bölümü olduğunu söyler fakat Eski Nors araştırmacıları da böyle bir şeyin olmadığını söylerler. Peki Valhalla nerededir? Edebi kaynaklara bakılacak olursa Valhalla yeraltı dünyasının bir parçasıdır hatta Helheim'da olduğu söylenebilir. Helheim ve Valhalla arasındaki en kesin ayrımı Snorri Sturluson "Prose Edda" kitabında belirtmiştir. Snorri 13. yüzyıl Hıristiyan bilginlerinden biridir ve eski Nors bilgilerini derleyen isimler arasında en önemli kişilerden biridir. Onun yazdıklarına göre savaşta cesurca hayatını kaybedenler Valhalla'ya götürülürdü. Hastalık, yaşlılık gibi sebeplerden ölenler ise bir dahaki dirilişlerine kadar kendilerini Helheim'da bulur.



Bifrost: Gökkuşağı Köprüsü (Bifröst - "BEEF-roast" olarak telaffuz edilir.)

Eski Nors mitolojisinde Aesir tanrılarının yaşadığı Asgard diyarını biz insanların yaşadığı Midgard'a bağlayan gökkuşağı köprüsünün adıdır Bifrost. Heimdall tarafından korunmaktadır. Yüzlerce kilometre öteyi gece gündüz demeden bu köprü üzerinden gözetler. Kıyamet günü yani Ragnarök geldiği zaman devler Heimdall'ın gücünü etkisiz hale getirecek ve köprüyü geçerek tanrıları öldüreceklerdir. Aynı zamanda Ragnarök'ta Heimdall Gökkuşağı Köprüsü'nün önünde boynuzunu üfleyerek tanrıları savaşa çağıracaktır.

Etimolojik araştırmalara göre Bifrost kelimesi belirsiz bir kelimedir. Orijinali "Billröst" kelimesine benzetilmektedir, anlamı da "bir anda görünüp kaybolan gökkuşağı"dır. 13. yüzyılda yazılmış olan Poetic Edda'da bu ismiyle yani "billröst" ismi ile geçen köprünün adı Prose Edda'da "bifröst" olarak geçmektedir. Prose Edda'ya göre köprü Heimdall'ın sarayı Himinbjörg'da biter. Bilginler Gökkuşağı Köprüsü'nün bildiğimiz Samanyolu'nu temsil ettiğini düşünmektedirler. Pek çok bilginin dediğine göre Bifrost "parlayan yol", "cennete giden yol" gibi anlamlara da sahiptir. Poetic Edda'da köprünün ismi iki şiirde geçmektedir: Grímnismál ve Fáfnismál. Prose Edda'da da  Gylfaginning ve Skáldskaparmál isimli başlıkların içinde geçmektedir.

Vikingler korkak bir şekilde ölmektense savaşta cesur bir şekilde ölerek Valhalla'ya gitmek istemişlerdir. Onlar için Valhalla'ya gidebilmek adeta bir ödül anlamına gelmektedir. Odin ile karşılıklı içki içerek ziyafetin keyfini çıkaracaklarına inanırlar.

Bifrost'u ise Marvel filmlerinde pek çok defa görme imkanımız oldu. Asgard tanrıları Odin'in izni olduğu müddetçe Heimdall tarafından korunmakta olan köprüyü kullanarak Dünya'ya gidebilmektedirler. 

Her yazıya bir şarkı koyma linkimizde ise bu hafta Judas Priest dinliyoruz!